BAĞDAT BAHARAT

BAĞDAT BAHARAT

"Önce kalite ve insan sağlığı" sloganıyla bugünlere gelen Bağdat Baharatları, yarım asırlık iş tecrübesi, Araştırma-Geliştirme " (AR-GE ) Departmanı Uzman Gıda Mühendisleri, 500 çalışanı, 100'ü aşkın dağıtım aracı ile müşterilerinin sağlığını ve damak tadını ön planda tutarak, ISO 9001, 22000, Helal Gıda Belgesi ve HACPP doğrultusunda baharat üretimi yapan, dünyaca onaylanmış bir kalite simgesi haline gelmiştir.

Şirket Profili
 
O Hep Vardı...
Bugün sektörün öncü ve lider kuruluşu olan, modern tesisleriyle daima örnek alınan Bağdat Baharat'ın öyküsü, 1960'lı yıllara kadar uzanır."Sağlıklı, leziz ve kaliteli" ürün sunmayı hedefleyen Bağdat Baharat, bu hedefe ancak "gelişmiş teknoloji, hijyenik üretim ve kaliteli sunum" ile ulaşılabileceğinin farkındadır. Bu bilinçle dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından izleyen Bağdat Baharat, 1990'lı yıllarda Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi'nde kurduğu son derece modern tesisleriyle tüm sektöre örnek olur.Kurulduğu günden itibaren hijyen, sağlık ve kalite ilkelerinden asla ödün vermeyen Bağdat Baharat'ta kalite kontrolleri üretim öncesinden başlar ve ürün tüketiciye ulaşana kadar sürer.
Türkiye'nin İçi Bağdat Baharat ile Rahat!
Bağdat Baharat'ı sektöründe öne çıkaran temel özellikleri; kaliteli hammadde seçimi ve hijyenik üretimidir. Baharattaki öncelikli kalite göstergesi ise tat ve kokudur. Baharatın kalitesi yetiştiği ortama yani; iklim, toprak ve coğrafya koşullarına bağlıdır. Bu nedenle Bağdat Baharat ürünlerini en iyi yetiştirildikleri yörelerden seçer. Ürün kalitesini artırmanın bir diğer koşulu da kalite kontrollerini üretim öncesinde başlatmaktır. Bağdat Baharat çiftçilerin, ziraat mühendisleri kontrolünde üretim yapmalarını ve bu şekilde ürün kalitesinin en üst seviyeye çıkmasını sağlar. Gerekli analizlerden geçirilmeden üretilen ve tüketiciye sunulan baharatlar insan sağlığını tehdit edici bir çok hastalığa neden olabilirler. Bu nedenle baharatın teknolojik ortamda çeşitli fiziksel ve mikrobiyolojik işlemlerden geçirilmesi, tadının ve özelliğinin bozulmadan temizlenmesi son derece önemlidir. Özellikle kırmızı biber, topraktan aldığı bazı küf bakterileri yüzünden, doğru şartlarda ve teknolojik bir ortamda kurutma işlemine ve hijyenik koşullarda üretime tabi tutulmazsa, insan sağlığı için son derece riskli olan aflatoksin maddesini barındırır. Bağdat Baharat'ın asıl farkı da bu noktada Bağdat Baharat ürünleri aflatoksin içermez!Kırmızı biber ve sebze kurutma gibi işlemlerini Kahramanmaraş – Türkoğlu'nda kurduğu ileri teknolojiye sahip Orta Doğu'nun ve Türkiye'nin en büyük baharat işleme - sebze kurutma fabrikasında, hijyenik ortam ve koşullarda gerçekleştiren Bağdat Baharat; karabiber, kimyon, tarçın ve yenibahar gibi taneli ve kabuklu ürünleri de tane olarak temin ederek, öğütme işlemlerini kendi tesislerinde gerçekleştirir. Böylece baharatın öğütülürken koku ve tazeliğini kaybetmemesini sağlar. İşte bütün bu hassasiyet, Bağdat markasının daha ilk anda "kalite ve güven"i akla getirmesinin başlıca nedenidir.

Bağdat Baharat Yolu:

Fark Yaratan Dağıtım Ağı...
Bağdat Baharat'ın en güçlü yönlerinden biri de direkt dağıtım avantajıdır. Türkiye genelinde 300'den fazla pazarlama-merch ekibi, 150'nin üzerinde sipariş ve dağıtım aracı, 14 bölge müdürlüğü ve depolarıyla ülke genelinde kendi Baharat Yolu'nu oluşturan Bağdat Baharat; Türkiye'nin her yerine maksimum 48 saatte ürün teslimiyle fark yaratıyor.Sürekli yükselen kalite standartları ve son yıllardaki pazarlama-tanıtım çalışmalarıyla ilk akla gelen marka hiç şüphesiz ki; bu ünvanı fazlasıyla hak ediyor.Sektör lideri olarak Türkiye'de eşi benzeri olmayan sistemi ve marka değeriyle 'Tüketicinin Mutfağında Bitinceye Kadar Garanti'li ürünleri, tüketicinin gönül rahatlığıyla Bağdat Baharat'ı tercih etmesini sağlıyor.Bağdat Baharat bu ayrıcalığı; memnun kalınmayan ürünler için Türkiye'nin her yerinde koşulsuz para iade ve değişim teminatıyla pekiştiriyor.

Tarihçe
 
Bağdatlı Dede
Bağdat Baharatları'nın kurucusu ve bugünlere gelmesinde en büyük paya sahip olan Mustafa Danacı; 1951 yılında Sivas'ın Yağbasan Köyü'nde doğdu.Beşikteyken annesini, ilkokul üçüncü sınıfta iken de babasını kaybetti. Dedesi ve Babaannesi büyüttü ve okuttu. Köyde zor şartlar altında okulu bitiren Mustafa Danacı, "en büyük idealim öğretmen olmaktı" der ve öğretmenlik imtihanına girebilmek için yaşadığı bir olayı şöyle anlatır:

"İmtihana gireceğim gün ailemde hiç para yoktu. İmtihana gidebilmek için Babaannemin verdiği 1 sepet yumurtayı o günkü şartlarda yürüyerek gidilmesi gereken ve engebeli arazide 4 saatte gidilebilen Güneş Tren istasyonuna kadar kırmadan götürüp, bakkal Bay Musto'ya sattıktan sonra alacağım parayla sınav yerine gitmem gerekiyordu.

Hayatım bu yumurtalara bağlanmıştı ve taşıdığım ağır yüklerden birisi de bu yumurtaları taşımaktı" diyen Mustafa Danacı öğretmenlik imtihanını kazanmasına rağmen ekonomik şartlardan dolayı okula devam edemez. Zira artık tavuklar yumurta vermez olmuştur.

Yaşam mücadelesini vermek için 1962 yılında İstanbul'a gider, bir bakkalda çırak olarak çalışmaya başlar. Birkaç tane iş değiştirdikten sonra İstanbul'da barınamaz ve köyüne dönmeye karar verir. Köyüne gitmek için bindiği trenden Ankara'da iner, önce halasının kızı Nazlı hanımın yanına sonra bir otele yerleşir ve iş bulur.

2 yıl boyunca bir bakkalda çalışır. 1964 yılında işten ayrıldıktan sonra iş bulmak için çeşitli firmalara müracaat eder. Baharat firmasında çalışan bir kişinin "cebimde 100 lira olsa ben bu işi yapardım" diye bir fikir öne sürmesiyle birlikte, neden olmasın diye düşünen Mustafa Danacı, cebinde bulunan son maaşı 150 lirayla bu işi yapmaya karar verir. 350 lira sermaye ile 3 ortak tarafından Ankara Samanpazarı'nda Bağdat Baharatları kurulur. Baharat üretimi ve paketleme işine başlanır. 

İşi teklif eden ortak, zor şartlar altında çok yoğun çalışma temposuna dayanamayarak 6 ay sonunda işten ayrılır. 2 ortak, işi 1969 yılına kadar birlikte devam ettirdikten sonra, bu yılda ortaklık sona erer. Mustafa Danacı, Bağdat Baharatları'nı devir alır işe devam eder. 

Sonra köyden ağabeyi ve amcasını getirerek işine aile fertleriyle birlikte Samanpazarı'nda devam eder. O günün en gelişmiş teknolojisini kullanır ve insan sağlığını, dürüstlüğünü, disiplini ön planda tutan bir çalışma ile Bağdat Baharatları büyümeye başlar. Araştırmalarını sürdürürken birgün... 

Türkiye'de hiç olmayan Baharat Fabrikasını kurmaya karar verir. 1989 yılında Sincan Organize Sanayii'nde 10.000 m2 üzerine 3500 m2 kapalı alanda Bağdat Baharatları fabrikasını kurarak, hedefini kalite, sistem ve dürüstlük ilkesine dayandırıp buna teknoloji ve bilimselliği de katarak, en kaliteli ürünleri tüketiciye sunmayı temel prensip edinip bir yemin belgesi haline getirmiş ve firmanın kalite politikasını da bu esaslar üzerine kurmuştur. 

Mustafa Danacı hayatta en kuvvetli sermayenin dedesinin ve babaannesinin öğütleri; çok çalışmak, dürüstlük, disiplin, güvenilirlik olduğuna inanıyor. Dedesi ve Babaannesinin hayır dualarını da hiç eksik etmiyor ve en önemli özelliklerinden biri; işi sıkı takip, kalite ve araştırmayı hep ön planda tutmuş olmasıdır. Bu ilkelerde Bağdat Baharatları'nın 2. fabrikasını Kahramanmaraş'ta 30.000 m² üzerine kurarak hem yurtdışına açılmasını hem de 500'e yakın personeli ile TSE, ISO 9001:2000 ve ISO 22000 belgelerini alarak Türkiye'nin önde gelen bir numaralı baharat firması olmasını sağlamıştır. 

Kalite Politikamız
 
Modern işletmecilik idealimiz olup,eğitimli personelimizle birlikte insan sağlığını ön planda tutarak, %100 güvenli ve hijyenik şartlarda, sistematik, disiplinli, detaylı ve kalite sistemimizi sürekli kılarak müşteri memnuniyetini sağlamak tüm Bağdat çalışanlarının asıl görevidir. 

İç Eğitim:
Üniversiteler ve uzman kişiler tarafından verilen kalite ile ilgili eğitim ve seminerlere firmamızda çalışan teknik ve idari kadro gönderilerek bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır. Ayrıca üretimde çalışan tüm personelimiz kalite ve hijyen konusunda eğitim programlarımız dahilinde sürekli bilgilendirilmektedir. 

Hijyen Kurallarımız:
Ürünlerimiz ; İnsan sağlığına zararlı her türlü dış etkenlerden hijyen ve sanitasyon kurallarına uyularak arındırılmakta, Türk Gıda Kodeksine uygun,sterilize edilerek üretilmekte aflatoksin içermemektedir.Bizimle çalışan müşterilerimize 46 senenin yazılı bilgi birikimini fiili işle birleştirerek en iyi ve kaliteli ürünleri sunmanın mutluluğunu yaşamaktayız. 

Satın Alma:
İşin uzmanı ve Üretim Mühendislerimiz tarafından, satın alınan tüm hammaddelerin analizleri, kalite prosedürünün ilgili dokümanlarına uyarak analizleri yapılır. Hammaddenin uygunluğu laboratuarlarımızda yapılan fiziksel, mikrobiyolojik analizlerle kontrol edilir.Uygunsa alınır,uygun değilse alınan yere aynen iade edilir.Tüm alımlarımız bu şekilde gerçekleşmektedir. 

Bunun içindir ki ; Tüm bu işlemler sonucunda üretimden çıkan ürünlerimiz; "Mutfağınızda Bitinceye Kadar" garantisi ile siz değerli tüketicilerimize ulaşmaktadır. 

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Fuar Takvimi

Özel Röportaj

Yazarlar

2015 Yılında katıldığınız Fuarlar Nasıl geçti?

  • Kötü
  • Daha iyi olabilirdi
  • Çok Kötü
  • Çok İyi
  • İyi