SÜPER İLETİŞİM VE BEYİNSEL DEĞİŞİM

Değişim siz istediğiniz anda başlar. Ne pazartesiyi bekler ne de gelmesini istediğiniz bir kişiyi.  —  Hakan Birol
Değişim siz istediğiniz anda başlar. Ne pazartesiyi bekler ne de gelmesini istediğiniz bir kişiyi.

 İletişim gerek meslek yaşantımızda gerek günlük hayatımızın olmazsa olmazlarındandır.Kaliteli bir iletişim yaşamınızın tümüne etki edecektir. Hem kariyerinizdeki yükselişinizde hem de sosyal hayat içerisinde insanlarla iletişiminizle farklı bir noktada olmak sizi daima ileri noktaya taşır.

İnsanlar arasındaki en uzak mesafe, o insanlar arasındaki iletişim kopukluğundan ibarettir. İletişimdeki anlaşmazlıklar, bizleri kaçınılmaz son olan tartışma boyutuna kadar götürmektedir. Yanlış anlaşılmalar, büyük tartışmalar, şiddet boyutuna varan kavgalara kadar birçok sorunun temelinde yatan en büyük etken iletişim kopukluğudur. İletişimin üst düzeyde iyi olması için neler mi yapmalıyız?
 
İletişim Adımları
 
Birincisi, karışınızdaki kişi ile empati kurun. Empati, sağlıklı iletişimde kullanılan en önemli tekniklerden bir tanesidir. Karşınızdaki kişinin yerinde acaba siz olsaydınız ne yapardınız? Bu şekilde düşünerek karşınızdaki kişinin duygularına ortak olun. Tıpkı onun yaşadıklarını yaşıyormuş gibi hissedin. Onunla aynı duyguları paylaşın. Ona söylediğiniz sözlerin acaba kendinize söylenmesini ister miydiniz veya size söylense ne hissederdiniz? Kısacası, o konuşma esnasında ağzınızdan çıkan her sözün karşınızdaki kişiyi nasıl etkileyeceğini çok iyi hesap edin.
 
İkincisi, yanlış anlaşılmaya mahal verecek sözcükler kullanmaktan kaçının. Ağzınızdan çıkan her sözün tabancasını terk eden bir mermi olduğunu unutmayın. Tabancasını terk eden bir mermi nasıl ki bir daha geri dönemezse söylediğiniz sözlerin telafisinin de çok zor olacağını akıldan çıkarmamak gerekir. Konuşurken iki düşünüp bir söylemek gerekir. Kelimelerle sanat yapacağız derken konudan uzaklaşıp gidebilirsiniz. İşte o noktada iletişim boyutunda sıfır düzeyine indiğinizin kanıtıdır bu. İletişim kurmak istediğiniz kişi veya topluluk karşısında, kelime ve cümlelerini özenle seçerek hitabınızı gerçekleştirmeniz iletişim puanınızı bir seviye daha yukarı çekecektir.
 
Üçüncüsü, jest ve mimiklerinizi kullanmayı unutmayın. Beden dili kullanılırken aşırıya kaçılmaması gerekir. Tabi bundan beden dilini hiç kullanmayacağız anlamı çıkartılmasın. Yerinde ve zamanında kullanılan beden dili, karşı tarafta sözlerinizden daha fazla bir etki bırakır. Beden dilinin konuşmalara etkisi %55 olarak saptanmıştır. Bu yüzden gerektiğinde jest ve mimikleriniz her an göreve hazır olmalı.
 
Dördüncüsü, dinlediğinizi duruşunuzla ve duygularınızla belli edin. Karşılıklı iletişimlerde yapılan en büyük hatalardan bir tanesi dinliyormuş gibi yapmaktır. Bu hata yüzünden kişiler arasındaki iletişim bağı inanılmaz zayıflamaktadır. Çünkü –mış gibi yapmak karşı tarafta büyük bir güven eksikliği uyandırır ki bu da hiç iyi bir durum değildir. Dinlerken muhatabınız gözlerine bakın ve onu dinlediğinizi hareketlerinizle belli edin. Bu size, karşı tarafı anladığınızı belirten mükemmel bir güven ilişkisi olarak geri dönecektir.
Süper bir iletişim için süper noktaların en temelleri bu şekilde özetlenebilir. Tabi iletişimde kalite sadece bu dört noktadan ibaret değil. Ama şu da unutulmamalıdır ki eğer bu dört noktaya dikkat ederseniz iletişim kurduğunuz kişiler ile ilişkilerinizdeki kalitenin arttığını fark edeceksiniz. Bu yüzden illa da bir yerlerden başlayacaksanız bu dört nokta sizin için harika bir başlangıç olacaktır.
 
Beyinsel Değişim
 
Değişimle başlayan başlayan yolculuk, gelişimle devam eder. Değişim denilen sihirli kelime esasında birçoğumuzun hayatını derinden etkilemiştir. Hayatın her safhasında kendimizi yenileme ihtiyacı duyarız. Zaten hiçbir şey de sabit kalmıyor. Biz görmesek bile vücudumuzdaki deriler dahi yenileniyor. Muhteşem bir düzen ve mükemmel bir işleyiş var. Peki, değişime neden ihtiyaç duyarız? Cevap gayet açık: Beynimiz böyle istiyor.
Beyin üzerine kitaplarıyla tanınan Dr. Daniel Amen’in “ Change Your Brain Change Your Life” isimli kitabı, bizi beynimizdeki değişim konusunda çok iyi aydınlatıyor. Kitabın Türkçe karşılığı “Beyninizi değiştirin Hayatınız değişsin” dir. Hem güzel bir slogan hem de bizi değişime teşvik eden bir cümle.
Sürekli sıradan bir hayat yaşamak belli bir zaman sonra insanın üretkenliğini azaltmaktadır. Özellikle bu tip olaylar kendini günlük akışın seyrine bırakmış insanlarda daha sık görülür. Esasında bu, bir hastalıktır. Hiçbir şey yapmak istememe hastalığı denilebilir. İşten eve, evden işe, eve gelince yemeğe, yemekten sonra televizyona ardından rahat bir uyku için yatağa gitme aktiviteleri. Sizce böyle bir yaşam tarzından üretkenlik adına ne bekleyebiliriz veya bu tip bir yaşam nasıl değiştirilebilir?
Değişime ilk olarak beynimizden başlayarak bu yaşam tarzında değişmeye adım atabiliriz. “ Nasıl olur? Yıllardan beri yaşadığım bu hayatı bir kalemde sen mi değiştireceksin!” gibi hayıflanmaları duyar gibi oluyorum. Elbette kolay olmayacaktır. Ama işe bir noktadan başlamak gerektiği düşünülürse çözüme gideceğimiz muhakkaktır. Örneğin her gün yapılan standart işlerin yanına ufak tefek aktivitelere koyarak değişime adım atabilirsiniz. Bir gün hiç çay veya kahve içmediğiniz bir yere gitmek, iki üç gün sonra yaşadığınız yerdeki yeni açılan mekânları keşfetmek yani beyninizi sıradanlığın dışına çıkartarak farklı alternatifler denemeye zorlamalısınız. Aksi takdirde değişim sürecinde ilerleme çok ağır olacaktır.
Değişim bir nevi korkularla yüzleşmeyi de beraberinde getirir. Yapmadığınız şeyleri denemeye başlamak sizin toplum tarafından nasıl karşılanacağınız sorusunu ortaya çıkartır. Bu konuda Dr. Daniel Amen’in 18 / 40 / 60 Kuralı’nı düşünün. “ 18 yaşındayken, herkes senin hakkında ne düşünür diye endişelenirsin; 40 yaşındayken, başkalarının senin hakkında ne düşündüğü umurunda bile değildir; 60 yaşındayken, kimsenin senin hakkında bir şey düşünmediğinin farkına varırsın.” Olaya bu açıdan baktığımızda endişelenecek hiçbir şey yok. Şu andan itibaren değişime başlamanın ta
 
Değişim siz istediğiniz anda başlar. Ne pazartesiyi bekler ne de gelmesini istediğiniz bir kişiyi. Eğer bir değişim başlatacaksanız ve kendi efsanenizi yazmaya hazırsanız. Bırakın değişim başlasın! 0 Yorum

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Fuar Takvimi

Özel Röportaj

Yazarlar

2015 Yılında katıldığınız Fuarlar Nasıl geçti?

  • Kötü
  • Daha iyi olabilirdi
  • Çok Kötü
  • Çok İyi
  • İyi